Kural basit
Bir ok, başının baktığı yönde önü boşsa tahtadan çıkar. Önünde başka bir ok varsa çıkamaz. Yani bir tahtanın çözülebilir olması, bütün okları bir sırayla tek tek çıkarabilmek demek.
Okları rastgele dağıtırsan iki okun birbirine baktığı tahtalar çıkar. İkisi de asla çıkamaz ve ne kadar düşünürsen düşün bir faydası olmaz. Biz bunun imkânsız olmasını istedik.
Son oktan ilk oka
Bu yüzden tahtayı tersten dolduruyoruz. Boş bir ızgaradan başlayıp en son çıkacak oku koyuyoruz, sonra ondan önce çıkacak olanı, öyle devam ediyoruz. Her yeni ok yalnızca çıkış yolu, tahtada o an duran hiçbir oka çarpmayacak bir yere konuyor.
Sonra konan oklar daha önce çıkar; eski bir okun yolunu kapatsalar da sorun değil. Sıra o eski oka geldiğinde onlar çoktan gitmiş olur.
Sonuç: her tahtada onu boşaltan en az bir sıra garanti. Oyuncunun işi o sırayı kalabalığın içinde görmek. Bir okun çıkması başka hiçbir okun yolunu kapatmadığı için, doğru bir hamle sonradan tuzağa da dönüşmüyor.
Peki zorluk nereden geliyor?
Okların sayısından ve uzunluğundan, ızgaranın boyundan ve okların yollarının birbirini ne kadar kestiğinden. Normal tahtalarda 57 ile 133 ok var, Zorlu tahtalarda 113 ile 191. Çok Zorlu tahtalar 37 × 55'lik dev bir ızgarada 150'den fazla okla geliyor. Her yedi seviyenin birinde Zorlu, birinde Çok Zorlu tahta çıkıyor.
Bu sitedeki deneme tahtası da aynı yöntemle kuruluyor. Her "Yeni tahta" farklı ve her biri temizlenebiliyor.